|
|
||||||||||||||||||||
|
|
Tangonun Turkiyedeki TarihiKullanim haklariBu sayfada (internet sitesinin herhangi bir yerinde oldugu gibi) yayinlanan yazi, resim ve referanslar bir baska bir yerde kullanilmadan once mutlaka izin alinmalidir. OnsozTango, ülkemizde çok eski zamanlara dayanir, ve bu
neredeyse hepimiz tarafindan bilinir. Aslinda, anne ve babalarimiza
sorsak, büyük çogunlugunun en azindan bir iki
kez dans ettiklerini görebiliriz. Baska bir bakis açisi
ile, ülkemizde dügünlerde La Cumparcita’nin
çalinmasi ve gelin ile damatin ilk dansi açmasi
geleneksellesmistir. Bu gelenek, her ne kadar yerini hizla gelisen
yeni kültürlere birakmaya baslasa da bugün dahi
çogunlukla uygulanir. Bu gerçekler bizi, dansin ve ona bagli olarak tango dansinin
ve müziginin aslinda eskiden beri günlük hayatimizda
var olduguna götürebilir. Oysa günümüzde
tango dansi yapanlarin sayisi son derece azdir. Bu sayiyi artirmak
her tangoseverin rüyasi olmustur. El Encuentro, dans egitimi veren, dans geceleri düzenleyen,
atolyeler organize eden, ve uluslararasi tango festivallerine
imza atan bir okul. Tüm etkinliklerinde hedef olarak, tango
seven topluluga kabiliyet biriktirme imkani vermek, ve tango keyfinin
yaninda bireylerin tango bilinç ve düzeyini artirmak
yatmaktadir. Milongalarda çalinan müzik düzeni
ve seçimlerinden, festivallerin ders konularina kadar bu
hedef rahatlikla görülebilir. Bu düsünceye hizmet etmesi açisindan elinizdeki
dökümanin da önem tasidigina inaniyoruz. Dökümanin
odaklandigi nokta, Arjantin Tangosunun Türkiye’deki
Tarihçesi. Baslangicini mümkün oldugunca çiktigi
güne dayandirmaya çalistik. Ancak tarihçenin
bitisini 2000 senesine bagladik. Çünkü bu yildan
sonra ülkemizde Arjantin Tangosuna ait etkinlikler çig
gibi büyüdü. El Encuentro olarak bu dökümani herkese dagitmayi çok
istiyoruz. Ancak, bunu mümkün oldugunca dans gecelerine
katilanlara bir armagan ve motivasyon araci olarak kullanmak istiyoruz.
O yüzden milongalara katilanlara sunmaya çalisacagiz.
Amacimiz dans edenlerin sayisini daha da artirmak. Dökümani hazirlarken daha önce temelini attigimiz
Ingilizce çalismamizdan çok faydalandik. Gerekk
o zamanki ve gerekse simdiki çalismamizda yardimi olanlara
tesekkür etmek ve kullandigimiz referanslari sizinle paylasmak
istiyoruz. Ancak, öncelikle varliklari ve katilimlari ile tangonun
gerçek sahipleri ve sürükleyicileri olan siz
tangosever okurlara ayrica tesekkür etmeliyiz. Umarim keyifli
bir takip sonucunda arsivinize bu dökümani eksiksiz
ekler, ve ileride kaynak olarak kullanabilirsiniz. ReferanslarYillar Boyunca Tango, Fehmi Akgun, Pan Yayincilik, 1993, Istanbul Önemli Not: Dökümanin amaci hiç kimsenin, hiç bir emegine deger biçmek degil, aksine bunu ön plana çikarmaktir. Bu çalismanin amatör bir çabanin ürünü oldugunu, ve yaratacagi yanlisliklardan sorumlu olamayacagimiz belirtmek isteriz. Turk tangosunun yapisiTango bir çok ülkede çok sevilmis ve kabullenilmistir. Bu sevgi ve kabullenme, tangonun yerel ritim ve müzik tadindan etkilenmesi sayesinde de olmustur. Tango yerel ritimlerden etkilenerek toplumun yapisini, ve karakterini kendi içinde yansitmistir. Böylece uluslararasi bir tango kültüründen ziyade, ülke çapinda geçerli bir tango kültürü ve anlayisi da ortaya çikmistir. Ülkemiz toplum yasantisinda dans Cumhuriyetin ilk yillarindan beri hizla tabakalara yayilmis ve gittikçe günlük hayatta daha fazla yer almistir. Ancak, yillar sonra ülkenin geçirdigi politik degisimler her alanda oldugu gibi sosyal cemiyet hayatinda da son derece etkin olmustur. Sonuç olarak Cumhuriyetin ilk yillarinda piknikte dahi salon dansi yapabilen dans ve müzik tutkunlari bu görüntüyü günümüzde dahi veremez olmustur. Türk Tangosunun en önce göze çarpan karakteri, Türk harmoni ve tonlarindan son derece etkilendigi ve bunlardan esinlenildigidir. Besteciler ve düzenlemeciler, kitlelerce sevilen mzük tatlarini tango eserlerinde çekinmeden kullandilar. Türk müziginin gelisimindeki tarihsel dokudan yararlandilar. Türk Tangosunun bir baska karakteristigi de kullanilan müzik
aletleridir. Arjantin Tangosunun en önemli ve ana çalgisi
bandoneondur. Bandoneon, bulunmasi ve çalinmasi son derece
zor bimüzik aletidir. Bu yüzden Türk Tangosunda
bandoneon yerine akordiyon kullanilmistir. Akordiyondan gelen
ve bandoneondan çok farkli olan ton ve uyum, Türk
Tango orkestralarinda çok farkli bir altyapi olusmasina
sebep olmustur. Bir baska karakteristik sarkilarin sözlerinden gelmektedir. Türk Tangosunda sözsüz müzik bestesi neredeyse yoktur. Orhan Avsar, Türkiye’nin ilk bandoneon sanatçisidir. Kendi ismi ile anilan bir de orkestrasi vardir. Orhan Avsar, müzik ile uyumlu bir sarkici sesi bulamadigi zamanlar orkestrada sarkici yerine klarinet kullanmistir. Arjantin Tangosu ile Türk Tangosu arasindaki en temel farklilik, dansin kendisindedir. Arjantin Tangosunda karmasik, ve degisken adimlarin sebep oldugu dinamik ve vurgulu bir dans göze çarpar. Türk Tangosunda ise dans daha basittir, ve temel adimlarin ve duruslarin tekrarindan olusan bir sekli vardir. Bu görüntüsü ile Türk Tangosu dansi, Arjantin Tangosunun ilk çikisindaki “quebradas” ve “cortados” bilesimine çok benzemektedir. Türk Tangosunun dansinda kapali (milonguero) tarz dans yoktur. Aslina bakilirsa, tutus çerçevesini de bulmak çok zordur. Tutus bay ve bayanin biribirlerine nazikçe dokunus ve kibarca kavramalarindan olusmaktadir. Türk Tangosunda sözler genellikle ask ve ayrilik temalari üzerinedir. Bunun disinda kalan temalara rastlamak az da olsa, elbette mümkündür. Örnegin Kadri Cerrahoglu bir bestesinde kendisini üzüp haya kirikligina ugratan, ve kalbini kiran sevgilisini annesine sikayet eder. Tangonun ismiz “Anneme” dir. Tangonun tarihcesiTango Türkiye’ye 78 devirli tas pilaklar ile girdi. O dönemlerde Istanbul’da taspilak ve gramofon pazari oldukça bilinir ve hareketli idi. Bu pazarlarda tango müziklerinin bulunurlugu kisitli idi. Ancak, Avrupa’dan ithalatlarin artmasi ile Tango müzigi ve pilaklari da ithal edilir oldu ve pazarlarda yerini aldi. Türk toplumunun baslangiçta Avrupa Tangosunu bilmesi, ve bunu benimsemesinin en önemli sebeplerinden biri iste bu ithalatlardir.
O dönemler Cumhuriyet’in ilk yillari idi. Toplum ve Cumhuriyet henüz çok gençti, ve cemiyet hayati disaridan gelen yeniliklere son derece açik idi. Avrupa’dan gelen tarzlar etkin olmaya baslamis ve toplum hayatinda kendini göstermisti. Bu, ayni zamanda kadin – erkek ayiriminin kalkmaya yüz tuttugu dönemlere denk gelir. Kadin ve erkegin birlikteligini isteyen tango ve dans ise bu dönemin adeta sembolu olmustu. Yenilikçi besteciler Cumhuriyet’in basinda toplumun degisim sürecinde çok etkin olmuslardi. Bu besteciler çok sesli müzik üretmeye basladilar. Aralarinda, operalare ve düetlere rastlamak son derece olagan idi. Ilk Türk Tangosu olan Mazi bu dönemlerde bestelendi. Bestecisi Necip Celal Antel idi. Bestelenmesi 1928 senesindedir. Ancak, kayida alinmasi için aradan dört yil geçmesi beklenecektir. Nihayet 1932 senesinde kayit edilmistir. Sarkiyi Seyyan Hanim (Oskay) plaga okumustur. Bu, günümüzde dahi çok begenilen bir tango olarak yerini korumus bir tangodur. Mazi, ilk Türk Tangosu olarak yerini almistir. Burada küçük bir noktayi açikliga kavusturmak gerekir; “Tango Türk” isminde bir eser o dönemlerde Mazi’den daha önce kataloglarda gözükmektedir. Bu eser, Muhlis Sabahattin Bey tarafindan bestelenmistir. Sözsüz bir çalismadir. 1928 senesinde Sahibinin Sesi katalogunda, AX 467 kodu ile kayitlidir. Eserin adinda Tango geçmesine ragmen, yapi olarak otoriteler tarafindan Tango olarak degerlendirilmedigi olmustur. Öte yandan bazi kaynaklar, Tango Türk isimli bu eserin ilk tango oldugunu iddia etmektedirler. Ilk tangolara baktigimizda gözümüze dönemin
en önemli müzik etkenlerinden birisi olan Süreyya
Opereti çarpar. Sureyya Opereti’nin en önemli
solistlerinden birisi de son derece güzel sesli olan Afife
Hanim’dir. Afife Hanim, Gül Tango, Sivekar, ve Sevda
isimli tangolari okumus ve plaga kaydetmistir. Sene 1930 olarak
tarihe geçer. Bu 3 tangonun önemli ve ortak özelligi
Avrupa’li müzisyenlerce bestelenmesi ve besteye Türkçe
sözler yazilmasidir. Necip Celal’den sonra son derece kaliteli çalismalar üreten besteci ve müzisyenlerimiz oldu. Bu isimler arasinda, Fehmi Ege, Necdet Koyutürk, Mustafa Sükrü, Kadri Cerrahoglu gibi önemli ustalari sayabiliriz. Eserlerde islenen temalar arasinda ask, tutku, hayalkirikligi, nostalji, ayrilik ve benzeri duygular siklikla idi. O zamana kadar Türk toplumunun geçmisinde çok önemli yer tutan geleneksel müzik, yenilikçi eserlerde de kendini göstermisti. Müzik yakindan incelendiginde sanatçilarin geleneksel müzikten de etkilendikleri görülebilmektedir. Sarkicilar arasinda Cumhuriyetin ilk yillarinda itibaren basari çizgisi yüksek icraatlara rastliyoruz; Celal Ince, Secaattin Tanyerli, Ibrahim Özgür, Bisen Alsan, Mefharet Atalay, Birsen Hanim, Afife Hanim, Saime Sengül, Nezahat Onaner, ve Zehra Eren tango sarkicilarimizdan bazilari idi. Dikkatimizi bayan sarkicilarin baskinligi hemen çekiyor. Türkiye’nin ilk ve en önemli bandoneon müzisyeni Orhan Avsar’dir. Orhan Avsar’in Türkiye Tango Tarihçesinde apayri bir yeri vardir. Senelerce bikmadan usanmadan Bandoneonu ile tangoya hizmet etmeye çalismistir. Arjantin Tangosunun Türkiye’deki en kayda deger isimlerindendir. Hayati boyunca yokluklarla mücadele etmis, ancak Tangodan vazgeçmemistir. Arjantin Tangosunun Turkiye'deki TarihcesiEduardo Bianco ve Orkestrasi ilk olarak Istanbul’a konser vermeye geldiginde sene 1938 idi. Izmir Enternasyonel Fuarinda ve Istanbul’da konserler verdiler. Ayni orkestrayi 1951 senesinde tekrar görüyoruz. Bu kez konser, Istanbul’da Saray Sinemasindadir.Türkiye’de Arjantin Tangosunun benimsenmesi ve toplum hayatina geçmesinde önemli rollerden birisini Istanbul Park Otel Orkestrasi oynar. Orkestranin bandoneoncusu Tapia Colman’dir. Tapia Colman, Arjantin Tangosunun Istanbul’da taninmasi, sevilmesi, ve benimsenmesinde göze batan bir etkiye sahiptir.
Orhan Avsar, Türkiye’de Arjantin Tangosunun sembolü olarak nitelendirilebilir. Bandoneon sanatçisi olmasinin yaninda orkestra sefligi, bestecilik, ve düzenlemeci kimligine de sahiptir. Çok küçük yasta ailesi ile birlikte Arjantin’e tasinmistir. Orada müzik ve bandoneon üzerine özel dersler almis ve tangoyu hayatina çikmamak üzere yerlestirmistir. Türkiye’ye döndkten sonra kendisinin ilk Arjantin Tangosu orkestrasi olan Orkestra Tipika’yi kurmustur. Hayatini Arjantin Tangosunun Türkiye’de yerlesmesine, sarkilarinin benimsenmesine ve toplum tarafindan sevilmesine adamistir. Karsilastigi maddi ve manevi yokluklardan yilmamis ve büyük bir tutarlilik ve titizlik ile yolunda devam etmistir. Orhan Avsar, Türkiye’de “tango” denilince ilk akla gelen olacaktir, ve bu kelime ile özdeslesecektir. Halk tarafindan müzigi öylesine sevilmistir ki; Istanbul Radyosu yönetimi Orhan Avsar’in kayitlarini sanatçinin ölümünden sonra dahi uzunca bir süre yayinlamistir. Arkadaslari orkestrasina sahip çikarak yönetimini sürdürmüslerdir. Orhan Avsar’in ölümünden sonra orkestrayi ilk önce Zekai Apaydin yönetmistir. Daha sonra orkestra sefi olarak Alex Keleci’yi görmekteyiz. Orhan Avsar’in ölümünden sonra orkestrasinin ismi Istanbul Radyosu Orhan Avsar Tango Orkestrasi olarak degistirismistir. Dr. Sami Uçar, Orhan Avsar’in en önemli arkadaslarindan birisidir. Orhan Avsar öldükten sonra “Orhan Avsar Için” isimli bir tango besteler ve dostunun anisina adar. Tango sözsüzdür. Bu jest (ölen dostun arkasindan tango bestelemek), Arjantin’li müzisyenler arasinda oldukça bilinen ve kullanilan bir gelenektir. Aradaki dostluklarin saglamligini ifade eder. Dr. Sami Uçar da böyle bir ifadede bulunmus ve ayni zamanda, Arjantin Tangosunun bu geleneginin, Türk Tango bestecileri arasinda da benimsenmesinin isaretini vermistir. Böylece tango müzigindeki bir kültür, Türk Bestecileri arasina da yerlesmeye baslamistir. Orhan Avsar’in 2 bestesi vardir; Pesimista ve Bandoneon. Pesimista Engin Ege Orkestrasi ve Özdener Koyutürk Orkestrasi tarafindan çalinmistir Türkiye’de Arjantin Tangosu Tarihsel SiralamasiAsagidaki tabloda, Türkiye’de gerçeklestirilen Tango etkinliklerini bulacaksiniz. Kapsanan devir 2000 senesine kadardir. Bu tarihte kesilmesinin nedeni; 2000 senesinden sonra özellikle Istanbul’da çok fazla Tango etkinlikleri (konser, gösteri, atölye, festival, vb.) yapilmaya baslanmasidir. Bu dökümanin amaci etkinliklerin hemen herkesce bilinen kismini hatirlatmaktan ziyade biraz anilarda kalan etkinlikleri iletmek oldugu için de 2000 senesinde durduk. Bazilari eksik olabilir. Bu durumda benimle baglantiya geçip ilave etmemi saglarsaniz seviniriz Tarih Orkestra Sehir Yer Turk tango bestecileriNecip Celal Antel (1908-1957)
"O zamanlar 18-19 yaslarinda bir ögrenciydim. Taksim Gazinosunda bir Alman kiza rastladim. Asik oldum. Bir fabrikatörün kizi idi. Babasi, hiç tanimadigi bir adam ile evlendirmek istiyordu Kiz Istanbul’a kaçti. Birlikte olusumuzun 15. gününde
idik. Tekrar bulusmustuk. Ipek gibi ssapsari saçlari dizlerimin
üzerine yayilmis, masmavi gözleri ile göslerime
bakiyordu; “Necip, seni bir daha görememekten çok
korkuyorum” dedi. “Çok saçma !”
dedim. O bulusmamizdan 3 gün sonra tekrar randevulasmistik.
Ama O gelmedi. Agliyordum. Beynimdeki melodinin yankilarini takiip ederek eve geldim. Piyanomun basina oturdum ve ilk tangomu besteledim; Mazi ! ” Necip Celal Antel besteci ve kemancidir. Çok küçük yastan beri göz rahatsizliklari çekmistir. Bu nedenle hep özel egitimler almistir. Ilerleyen yaslarnda tamamen kör olmustur. Ilk egitmeni Tahir Sevenay’dir. Almanya’ya tedavi için gitmistir. Burada Keman ve Kompozisyon konularinda Profesor Habermann ile özel çalismis ve O’nun ögrencisi olmustur. Besteledigi ilk iki eseri foxtrot türündedir. Isimleri, Sari Yapincak, ve Daktilo dur. Her iki eserin de sözlerini Necdet Rüstü Efe yazmistir. 1928 senesinde ilk Türk Tangosu olarak kabul edilen Mazi’yi
bestelemistir. Toplam olarak 11 tane tango bestelemistir. Diger
bestelerinin arasinda keman için konçertolar, ve
liedler bulunur. Bunlarin disind iki adet çok özel
eseri vardir. Bir tanesi, Fenerbahçe Marsi, ve digeri Ulu
Önder Atatürk’ün ricasi üzerine besteledigi
Yalova. Mazi’nin bestelenmesinden sonra Necip Celal Antel’in ünü daha bir artti. Ünlü Alman yildiz Evelin Hold, O zamanlar Kadiköy’de bulunan Hale Sinemasinda, Mazi’yi söyledi. Bundan etkilenen Necip Celal Antel, Özleyis isimli tangosunu besteledi ve eseri Evelin Hold’a adadi. Özleyis eseri de dahil olmak üzere hemen tüm tangolari bir çok Avrupa radyolarind çalinip, yayinlanmistir. Son 3 tangosu hariç, diger tüm tangolarini Seyyan Hanim plaga okumustur. Diger tangolari arasinda Ayrilik, Suna, Kimse Sevgimi Bilmez, Yillar, Günler, ve Bir An Için sayilabilir. Plaga okunmayan eserleri ise sunlardir; Benim Sarkim, Damla Damla, ve Geçmis Zaman. 29.Aralik.1957 tarihinde öldü. Bu sirada kaseri yenmek için çaba harciyordu. Fehmi Ege (1902-1978)
Fehmi Ege, kemanci, orkestra sefi ve bestecidir. Türkiye’de Avrupa tarzi müzigin oturmasi için çok aktif rol oynamistir. Ilk profesyonel çalismasini Sehzadebasi Ferah Tiyatrosunda yaptiginda 9 yasinda idi. M. Leon ve kemanci Goldenberg’in ögrencisi idi. Çalismalari sinema salonlarina kadar uzanir. Sessiz filimlerin oynatildigi dönemlerde sinemalarda piyano çalmistir. Çalismalari sirasinda diger orkestralarda da yer almistir. Bunlardan bir tanesi Ismail Hakki Bey ve Ali Rifat Bey Türk müzigi orkestralaridir. Ilk besteleri Alaturka tarzinda idi. Meçhul isminde bir operatta eseri bestelemistir. Içerisinde bir tango çalismasi da vardir. Ancak, maalesef, bu tangonun ne pilak kayidina ne de notalarina rastlanmamistir. Benliyan Efendi Opera Orkestrasinda sef kemanci ve orkestra sefi olarak yer almistir. Ulu Önder Atatürk tarafindan takdir ile ödüllendirilmis, ve Cumhurbaskanligi Orkestrasinda yardimci sef görevine atanmistir. Ankara ve Istanbul Radyosu Orkestralari ile beraber kayitlar
yapmistir. Binin üzerinde sarki bestelemistir. Bestelerinin
arasinda foxtrot, rumba, canto, orkestra müzigi ve çocuklar
için operlar bulunmaktadir. Türkçe sözlü
yaklasik 300 tane tango bestelemistir. O’nu bize sürekli
hatirlatacak olan eserlerinden bazilari; Ayrilik, En Son Hatiran,
Ne kadar Sevmisti Bu Gonül Seni, Mehtapli Bir Gecede, Emelim,
Kirpiklerin, ve Çok Agladim olarak sayilabilir. Necdet Koyutürk (1921-1988)
Necdet Koyutürk, Akordeon sanatçisi, orkestra sefi, düzenlemeci, ve bestecidir. 28 Ekim 1921 tarihinde Ankara’da dogmustur. Harmoni egitmeni ve üstadi olan Demirhan Altug’un ögrencisidir. Cemal Resit Rey ile çalismis ve bu çalismalarindan sonra son derece üretken bir kariyer izlemistir. Çocuklari Erdener (1951), ve Özdener bugün hâlâ Tango alaninda önemli çalismalara imza atmaktadirlar. 1938 senesinden sonra besteci olarak eserler üretmeye baslamistir. Besteleri büyük çogunlukla Tango üzerinedir. Avrupa müzik formlarini, Türk müzik form ve temalari ile kanastirmayi ustalikla basarmistir. Aldigi harmoni disiplini sayesinde, orijinal Türk müzigi harmonisini kullanarak, bunlari modern müzik, ve okestra yapilari ile son derece basari ile birlestirmis ve günümüze dek anilan müzigini yaratmistir. Bugün dahi çok sevilen Tangosu olan Papatya’yi 1943 senesinde askerlik hizmeti sirasinda bestelemistir. Bu sarkinin kayitlari hem Türkiye’de, hem de Ingiltere’de 1948 senesinde basilmistir. Bu, yurt disinda basilan ilk Türkçe Beste olarak tarihe geçmistir. 1949 senesinden sonra orkestrasi ile beraber Istanbul Radyosunda programlara basladi. O zamandan beri uluslararasi tango sahnelerince de taninir olmustur. 1957 senesinde Maresal Tito ve Irak Kiralli Faysal için çalmistir. Radyo programi 30 sene boyunca devam etmistir. En önemli eserleri arasinda Dinle Sevgili, Rüzgar Gibi
Geçti, Süphe, Yillar Var ki, Yildizlar Düserken,
Seven Bilir, Unutmak Istiyorum, Basbasa Kalinca sayilabilir. Kadri Cerrahoglu
"Bir operet besteliyordum. Sarhos bir adam içinde sarkis söylüyordu. Aniden kendi kendime “Neden olmasin ?” diye sordum. Neden bu sarkiyi tango olarak bestelemeyeyim ki ? Ve öyle yaptim; Sarhosum, Sarhos... Bu benim ilk tangomdur.” Kadri Cerrahoglu profesyonel olmayan bir Turk Tango Bestecisidir. Asil meslegi Dis Hekimligidir. En bilinen besteleri Emel, Simsiyah Bakislarin, Sarhosum Sarhos, Leyla ve Anneme’dir. Anneme, alisilmadik bir konuya sahiptir; Burada sevgilisini annesine sikayet etmektedir. Bu sarki Ibrahim Özgür tarafindan kayit edilmistir. Ibrahim Özgür, o dönemin en meshur erkek sarkicilarindan idi. Sarkiya, gene dönemin en ünlü orkestralarindan olan Park Otel Orkestrasi eslik etmistir. Kadri Cerrahoglu 31.Ekim.1983 tarihinde ve 80 yasinda ölümstür. Kizi Soprano Suna Kurad çok meshur bir sanatçi olmus, ve Devlet Sanatçisi ünvanini almistir. Oglu Kerem Cerrahoglu ise konservatuvar egitimini yarim birakmis ve Istanbul’da yerlesmistir. Muhlis Sabahattin Bey
Muhlis Sabahattin Bey çok sayida operet bestelemistir. Ayrica, 1916 ve 1940 seneleri arasinda bir çok film müziginin de bestekarligini yapmistir. Muhlis Sabahattin Bey, “Türk Operasinin Kirali” olarak taninir idi. Alaturka tarzinda sanat sahaserlerine imza atmistir. Bunlarin arasinda en önemlileri olarak Ayse, ve Çaresaz sayilabilir. Operetlerinde, Avrupa tarzi yasami tema olarak kullandigi gözlenmektedir. Bunlarin içerisinde Asaletmaab ve Mon Bey sayilabilir. Kullandigi temalari eserlerinde daha kolay ve anlasilir bir sekilde ifade edebilmek için günün çok sevilen danslari ile sahnelemeyi hep tercih etmistir. Tango, Vals, Boston Vals, Çarliston, ve Foxtrot eserlerinde siklikla göze çarpan dans çesitleridir. Bunlarin tamami toplum tarafindan çok sevilerek benimsenmis, ve tas pilaklara kayit edilmistir. Muhlis Sabahattin Bey, Tango Turk isimli bir eser de bestelemistir.
Bu 1927 – 1928 senelerinde besteledigi bir eserdir. Sözsüz
bir bestedir. Bazi kaynaklara göre ilk Türk Tangosu
olarak gösterilmekle beraber, yapi olarak otoriteler tarafindan
Tango olarak degerlendirilmemektedir. Muhlis Sabahattin Bey, dans
müziklerine Türkçe söz yamanin da önclügünü
yapmistir. Kendisinden sonra bir çok besteci çok
bilinen danslar için Türkçe sözler yazmislardir. Turk tango orkestralari
Orhan Avsar Orkestrasi
Arjantin’den dönüsünden sonra, Orhan Avsar kendi orkestrasini kurdu. Yaninda Ertugrul Soysal vardi. Orquesta Tipica formasyonlarinda yaninda Selçuk Kaskan da bulunuyordu. O dönemleri Istanbul Radyosu yeni kurulmus ve yayinina yeni baslamisti. Orhan Avsar ve orkestrasi orada program yapmaya basladilar. Programlari, Orhan Avsar’in ani ölümüne dek sürmüstür. Baslangiçta Bandoneon’da Orhan Avsar ve kardesi Turhan Avsar bulunuyordu. Akordeon sanatçisi Ertugrul Soysal idi. En ünlü kurulumlarinda Stefan Papazyan, Guy De Rasenfos, Melih Ergen (Akordeon), Turkay Tekinson (Keman), Orhan Avsar, Alex Keleci (Piyano), ve Carli Rahci (Kontrbas) bulunuyordu. Ayrica Roberto Lorano ve Ertan Anapa orkestranin solistleri olarak görev yapiyorlardi. Orhan Avsar, bazi partisyonlar için uygun bir solist sesi bulmakta zorlandiginda, Önder Bali’nin kilarnetini sarkici gibi kullaniyordu. Ölümünden sonra dahi uzunca bir süre, Istanbul Radyo Yönetimi kayitlarini yayinlamaya devam etmistir. Orkestrasi çalismalarini sürdürmüstür. Orhan Avsar’dan sonra ilk sefleri Zekai Apaydin, sonrasinda ise Alex Keleci olmustur. Engin Enge Orkestrasi
Istanbul Radyo Tango Orkestrasi bir hafta Fehmi Ege, bir hafta Necdet Koyutürk tarafindan yönetiliyordu. Sonrasinda Engin Ege tarafindan yönetilen ayni orkestra 2006 senesinde kadar yayinlarina devam etti; “Halk çok seviyordu. Beni yas haddinden emekli ettiler. Programlari yayindan kaldirdilar. Bir süre sonra Ankara TRT Müzik Dairesi’nden aradilar. ’Siz emekli oldunuz diye tangolar da mi emekli oldu?’ dediler. Radyoya gittim. Haftada bir program yayinlaniyordu. Program basi 100 YTL’den ayda 400 YTL gibi komik bir rakami önüme sundular. Tangoya olan sevgimden, babam rahmetlinin hatirina gelen dostlarla orkestrayi yeniden kurdum. Çalismaya basladik. Aralik ayinda Bölüm Müdürü çagirdi ve ’2006’ya Tango koymamislar, iki hafta daha çaldiktan sonra sizlerle vedalasacagiz’ dedi. Çok sinirlenmistim. Henüz yayinlanmamis bantlarimiz vardi. ’O bantlari yayinlayin, ben gidiyorum’ dedim ve gittim” Engin Ege orkestrasinda Celal Akatlar (Piyano), Engin Ege, Edvard
Aris, ve Engin Ertur (Akordeon), Vedat Evren, Nilgun Lu, Perran
Akpinar, Hakan Sensoy (Keman), Firdevs Burckin (Çello),
Cevdet Tokusoglu (Kilarnet), Metin Irmak (Kontrbas) ve Tümay
Sayar (Davul) bulunuyordu. Necdet Koyuturk Orkestrasi
Necdet Koyutürk, Akordeon sanatçisi, orkestra sefi, düzenlemeci, ve bestecidir. 28 Ekim 1921 tarihinde Ankara’da dogmustur. Harmoni egitmeni ve üstadi olan Demirhan Altug’un ögrencisidir. Cemal Resit Rey ile çalismis ve bu çalismalarindan sonra son derece üretken bir kariyer izlemistir. Çocuklari Erdener (1951), ve Özdener bugün hâlâ Tango alaninda önemli çalismalara imza atmaktadirlar. 1938 senesinden sonra besteci olarak eserler üretmeye baslamistir. Besteleri büyük çogunlukla Tango üzerinedir. Avrupa müzik formlarini, Türk müzik form ve temalari ile kanastirmayi ustalikla basarmistir. Aldigi harmoni disiplini sayesinde, orijinal Türk müzigi harmonisini kullanarak, bunlari modern müzik, ve okestra yapilari ile son derece basari ile birlestirmis ve günümüze dek anilan müzigini yaratmistir. Bugün dahi çok sevilen Tangosu olan Papatya’yi 1943 senesinde askerlik hizmeti sirasinda bestelemistir. Bu sarkinin kayitlari hem Türkiye’de, hem de Ingiltere’de 1948 senesinde basilmistir. Bu, yurt disinda basilan ilk Türkçe Beste olarak tarihe geçmistir. 1949 senesinden sonra orkestrasi ile beraber Istanbul Radyosunda programlara basladi. O zamandan beri uluslararasi tango sahnelerince de taninir olmustur. 1957 senesinde Maresal Tito ve Irak Kiralli Faysal için çalmistir. Radyo programi 30 sene boyunca devam etmistir. En önemli eserleri arasinda Dinle Sevgili, Rüzgar Gibi
Geçti, Süphe, Yillar Var ki, Yildizlar Düserken,
Seven Bilir, Unutmak Istiyorum, Basbasa Kalinca sayilabilir. Izcaz Orkestrasi
Izcaz Orkestrasi 1927 senesinde Galatasaray Lisesi ögrencileri tarafindan kurulmustur. Ögrenciler ayni zamanda izci idiler. Orkestra ismini “Izci” ve “Caz” kelimelerinin ilk hecelerinden almaktadir. Orkestra Sefi ve Keman sanatçisi Müfit Hasan’dir. Müfit Hasan ayni zamanda Mavi Gözler isimli Tangonun da bestecisidir. Orkestranin diger üyeleri; Feridun Baysan, Vedat Üngor, Sadik Hitay, Semih Argeso, Velit Pemehmetoglu, Ferecullah Kent, Mehmet Ali Kahyagil, Mukadder Cizel, ve Yekta Teksel’dir. Orkestranin müzik aletleri, 2 Keman, 3 Viyolonsel, Akordiyon, 2 Banjo, Gitar, Piyana ve Davul’dur. Columbia ile anlasma imzalama basarisi göstermisler ve bu çerçevede Tango kayitlari da yapmislardir. 1933 senesinde yeni atanan okul yöneticisi Zilli Tevfik (Ararat), okuldaki tüm diger sosyal etkinliklerle beraber orkestranin da çalismalarini yasaklamistir. Bu, orkestranin dagilmasina sebep olmus, ve bir daha orkestra bir araya gelememistir. Universite Arjantin Tango Orkestrasi
Vecihi Demiral (Akordiyon), Safiyeddin Sakarya (Bandoneon), Muammer Arcayürek (Gitar), Bedri Tugsuz, and Nurettin Yargici (Keman) Özdener Koyutürk Tango Orkestrasi (OKOTANGO)OKOTANGO QUARTET ‘in temeli; 1990 yilinda Özdener Koyutürk Tango Orkestrasi ile atildi. Bu orkestranin kurulus amaci; 1988 yilinda vefat eden, ünlü Türk Tango bestecisi Necdet KOYUTÜRK’ün tangolarinin yasatilmasi ve Türkçe tangolarin seslendirilmesi idi. TV ve Radyo programlari, Konser ve Stüdyo kayitlari ile geçen 12 yilin sonunda orkestra, Özdener Koyutürk tarafindan, Quartet olarak yeniden yapilandirildi ve OKOTANGO QUARTET olarak günümüze gelindi. Degisikligin temelinde, Milonga Gecelerinde düzenli performans
talebi ve yogun olarak Arjantin Tango seslendirilmesi ihtiyaci
yatmaktaydi. 2002 yilindan beri OKOTANGO QUARTET ; Arjantin Tango
Müziginin, dansi ile bütünlestigi Milonga gecelerinin,
Türkiye’deki ilk ve tek performans toplulugudur. Kasim 2003’de Tango’ya Saygi Konseri, Haziran 2004’de Uluslararasi Istanbul Tango Festivali bünyesindeki milonga performansi, Ekim 2005’de Arjantinli dansci Alicia Orlando’nun kareografisi ve Claudio Barneix’in katilimi ile Tango Var isimli sahne çalismasi, yine ayni yil Türkiye Kap Vakfi tarafindan düzenlenen Kalbimiz Için Dans Edelim etkinligi içinde yer alan Sokak Tangosu Milongasi ve 2006 yilinda ise Fin-Türk Tango Festivali bünyesindeki milonga performansi OKOTANGO QUARTET’ in rutin performanslarinin disindaki çalismalaridir. OKOTANGO QUARTET’in kurucusu ve grup lideri, pianist Özdener
KOYUTÜRK, ayni zamanda repertuada yer alan parçalarin
düzenlemelerini de yapmaktadir. Piano, armoni ve kontrpuan
derslerini babasi Necdet KOYUTÜRK’den almis, ayrica
Berkle College of Music “Corresponence School” orkestra
düzenleme programini tamamlamistir. Özdener KOYUTÜR’ün
Tango, Valsetico ve Milonga disinda, reklam müzigi, çizgi
film müzigi ve popüler solistler için yazdigi
çok sayida bestesi mevcuttur. Istanbul Mimar Sinan ve Yildiz
Konservatuari mezunu olan; grubun diger üyeleri Aydan Tunali
Keman, Metincan SARI Bb Klarnet ve Akordion, Selahattin YAZICI
Kontrbas çalmaktadirlar. Tango müziginin; hayat ile benzerligini asla yadsimayan, OKOTANGO QUARTET üyeleri, emprovizasyon heyecanlarini ise müzigin vazgeçilmezi kabul etmektedir. Tango +Tango+ 2005 senesinde Ankara’da kurulmustur. Amaci tango
müzigine ve tüm dünyada artarak begeni ve ilgi
kazanan tango dansina yeni bir bakis açisi getirmektir.
Tango+ Arjantin Tangosunun düzenlemelerini kendisi yapmaktadir.
Tarzlari ve repertuvarlari klasik dönem örneklerinden,
yeni dönem yorumlarina kadar uzanmaktadir. Orquesta Del MediterraneoOrquesta Del Mediterraneo, KKTC'de yasayan Mustafa Elmas ve arkadaslarinin yaklasik 1 yillik özverili çalismalari ile 2003 Temmuz ayinda olusturulmus bir tango orkestrasi. Orquesta Del Mediterraneo 4 keman, akordeon-bandaneon, flüt,
gitar, piyano, kontrbas ve solist olmak üzere 10 kisilik
müzisyen grubundan olusumaktadir. Ekip 2004 yili Mart ayinda
El Encuentro Tango Okulu’nun davetlisi olarak Istanbul’da
ilk performanslarini sundu. Haziran 2004’te Uluslararasi
Istanbul Tango Festivali’nin davetlisi olarak 2 performans
sergiledi. 1-2 Mart 2006 tarihlerinde 1. Uluslararasi Kibris Tango
Festivali’nde üç çift dansçinin
katilimiyla hazirlanan “Tango Mediterraneo” sovu büyük
ilgi gördü. Ayni ekip Haziran 2006’da performans
sergilemek için Dubai’den davet aldi. Orkestra 3.
Uluslararasi Istanbul Tango Festivalinde tekrar sahne aldi. En
son Uluslararasi Magusa Kültür ve Sanat Festivalinde
çalan orkestranin üyeleri asagidaki gibidir; Mustafa ELMAS (grup sefi-akordiyon) Istanbul Academia ProjectIstanbul Academia Project 2006 senesinde konservatuvar egitimli muzisyenlerce kuruldu. Ilk cikislarini 3. Uluslararasi Istanbul Tango Festivalinde yaptilar. Bu herkes icin bir surprizdi ve orkestra tum katilimcilardan son derece pozitif geri bildirim aldi. Sonrasinda grup yeniden olusturuldu ve ozellikle elektronik tango muzigine odaklandi. Yeni olusum ile Istanbul Tango Nuevo Haftasinin kapanisinda sergiledikleri performans ile buyuk begeni kazandilar. En onemli cikislarini, 4. Uluslararasi Istanbul Tagno Festivalinde yapan grup buyuk begeni topladi. Gurubun kurulumu soyle; Bandoneon - Akerdeon - Ortac Aydinoglu Gitar - Utku Kuley Keman - Nida Karacar Ney ve Flut - Sitki Canturkoglu Altyapi ve DJ - Evrim Tuzun Turk tango sarkicilariSeyyan Hanim (Oskay) (1913-1989)
|
|
2004 senesinden beri duzenlenen Uluslararasi Istanbul Tango Festivali 2007 Temmuz ayindaki 4. festivalimize 34 ulkeden yuzlerce dansci katildi. 2007 Senesinde duzenlenen Uluslararasi Tango Nuevo Haftasi 2007 Senesinde kurulan Istanbul Academia Project Orkestrasi 2003 senesinden bu yana yetistirillen bini askin ogrenci 2003 senesinden bu yana Arjantin'li dunyaca unlu ustalar ile 14 buyuk atolye 2003 senesinde KKTC'de tangonun baslatilmasi, ve desteklenmesi 2006 Senesinde KKTC'de kurulumu desteklenen Orquesta El Mediterraneo
Yeni donem derslerimiz basliyorYeni donem derslerimize basliyoruz. Tum detaylar icin 0-532-773-0373 numarali telefondan Sule Arkis ile gorusebilirsiniz. Dilerseniz detay bilgi formunu da doldurabilirsiniz. Bekliyoruz.... 2008 Yilinda Yine Muhtesem EtkinliklerOkulumuz her yil oldugu gibi 2008 yilinda da 2 Uluslararasi Tango Etkinligini organize ediyor. 20-23 Mart 2008 tarihinde Tango Nuevo - Next Generation & Muzikalite organizasyonu, 3-6 Temmuz 2008 Tarihlerinde ise 5. Uluslararasi Istanbul Tango Festivali ile yine tum dunyadan tangoseverler ile bulusacagiz. Detaylari buradan takip edebilirsiniz. Okulumuzun Kulubu Kuruldu !Okulumuz El Encuentro artik kuluplesti. Kulubumuzun adi Tango ve Dans Genclik ve Spor Kulubu. Baskanimiz Sule Arkis. Yeni olusumundan ogrencilerimiz ve tango camiasinn cok faydalanacagini dusunuyoruz.. Egitmenlerimiz TDSF Sertifikalarini Aldilar !Okulumuz egitmenleri Ali Alper Ozdemir, Aydogan Arkis ve Utku Kuley Turkiye Dans Sporlari Federasyonu ve Genclik ve Spor Genel Mudurlugu tarafindan duzenlenen 12 gunluk 1. Kademe Antrenor Egitimi derslerini ve sinavlarini tamamlayarak antrenor-egitmen sertifikalarini elde ettiler. Okulumuz TDSF Alt Kurullarinda Gorev Aldi !Okulumuz ve Tango ve Dans Spor Kulubu kurucusu Aydogan Arkis, Turkiye Dans Sporlari Federasyonu Tango Bransi Teknik Kurul Komitesinde gorevine atandi. Okulumuz ve Tango ve Dans Spor Kulubu Baskani Sule Arkis, Turkiye Dans Sporlari Federasyonu Tango Bransi Dis Iliskiler Komitesinde gorevine atandi.
|
|||||||||||||||||
| © 2002 El Encuentro. All Rights Reserved |
daha yakindan taniyin !Encuentro'nun egitmenlerini daha yakindan taniyin. TDSF onayli egitmenlerin dunya capinda egitmenler ile calismalarina dikkat cekmek istiyoruz |
dersler...Derslerde nasil bir egitim sglaniyor. Genel anlamda egildigimiz ve vazgecmedigimiz rehber anlayisi burada goreceksiniz...
|
El Encuentro haberleriDuzenleyecegimiz atolyeler, onumuzdeki milongada olacak surprizler, bizim hakkimizda haberler. Eksik kalmayin... |
amacimiz...Ne icin tango ile ilgileniyoruz, neden variz ? |
aktiviteler...derslerimizden baska duzenli olarak yaptigimiz aktiviteler hakkinda bilgiyi burada bulacaksiniz. Milongalar, web siteleri, mail listemiz, ve en onemlilerden biri olarak atolye calismalarimiz hakkinda bilgileri de burada bulabilirsiniz.... |
haritalar...Nereye nasil gidilir ? Karistirmayin... |
on kayit ...Siniflarimizda yerinizi ayirtmak icin ilk basvuru duraginiz. Sonrasinda sizlerle baglantiya gecip, kesin kayit yaptirmaniz istenecek. Ilk kayit yaptiran partner eslestirmelerinde oncelik sahibi olacak. Acele edin... Not: Buradan sadece derslerimize on kayit yapilir. Atolyelere on kayit icin, ilgili atolyenin web sitesine gidiniz. |
detay bilgi...Sayfadakiler yetmediyse, sorun cevaplayalim. Sehrinizde birseyler yapmak icin de buradayiz... |
Resim galerimiz...Bize ait fotograflar Ogrencilerimiz Atolyeler Milongalar Afis, tanitim fotograflari Album
|
Tangonun tarihi...Burada Türk tangosunun tarihcesini bulacaksiniz. Cumhuriyetin basindan bugüne gerek Turk, gerekse Arjantin Tagosu uzerine derlenen bir calisma. Turk Orkestralari, Bestecileri, Sarkicilari, ve genel tarihce hakkinda 40 sayfalik bir derleme... |
Al Jolsen...jazz.com's featured artist this month. Learn all there is to know about the great Al Jolsen, star of the first talking Movie: The Jazz Singer.
|
egitimlerimiz....
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
bugune kadarki gosterilemiz...
(*) Tangoneon grubu ile |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
bize ulasin...Her turlu sorunuz icin Sule Arkis'a +90-532-773-0373 numarali telefondan ulasabilirsiniz.
|
ogrenci defteri...Ogrencilerimizin hakkimizda soylediklerini gormek icin
|